BUĞÇEYLE TRENDLER

Merhabalar güzel okuyucularım,

Size bugün çok sevdiğim ve iş hayatında giderek yükselişte olan genç bir arkadaşımı ve ona ait olan işlerle ilgili yaptığım bir röportajımı aktarmak istiyorum. Yakın bir zamanda İstanbul’da açtığı mobilya ambarıyla piyasaya hızlı giriş yapan Oğuzhanla yaptığım röportajımı umarım beğenirsiniz. İyi okumalar!

Merhabalar Oğuzhan Bey ilk başta sorularıma sizle başlamak isterim. Bana  kendinizi kısaca anlatmak ister misiniz?
Ben Oğuzhan İspir. 1991 yılında İstanbul’da doğdum.  Ailemin işleri sebebiyle cok kez yurtdışında bulundum ama genel olarak 3 yaşımdan itibaren Ankara’da büyüdüm. Bir süre yüzme sporuyla ilgilendim ancak geçirdiğim bir sakatlık yüzünden yüzmeyi bırakmak zorunda kaldım. 

Seninde bildiğin gibi arabalara ve motor sporlarına inanılmaz meraklı olmama rağmen kendimi bildim bileli hep mimar olmak ve kendi ofisimi açıp Dünya’nın her yerinde projeler yapmak hayalimdi. Bu hayallerimde ailemin bir nevi payı olabilir çünkü ailem İnşaat Mühendisi ve Mimar olan insanlarla dolu. Çocukluğum şantiyelerle, mimari projelerle ve toplantılarla geçti.  Ailem seçeceğim meslek konusunda hiçbir zaman bana baskıda bulunmadı ama ben belki de aralarında büyüdüğüm için bu durumdan etkilendim.
Bu yüzdende üniversitede tek tercihim mimarlık oldu. Üniversitenin son yılında Yuksek Mimar olan ablam (Aslıhan İspir Yayvak) ile kendi mimarlık ofisimizi açma kararını aldık.
2012 yılında da aldığımız bu karar doğrultusunda SPR TASARIM Mimarlık, İç Mimarlık ve Danışmanlık firmasını kurduk. Ardından SPR TASARIM’ın yanında 2014 yılında başarılı giden iş hayatımıza ablam ile birlikte hem kendi tasarımlarımızı hayata geçirebileceğimiz hemde yurt dışından özellikle projelerimizde kullanmak istediğimiz ama Türkiye’de bulmakta zorlandığımız mobilya ve aksesuarların ithalatını yapmak ve bunların perakende satışını yapabilmek için SPR AMBAR firmasını kurduk.

SPR Ambarın oluşumunu bize nasıl anlatırsınız? Sizi bu işe sürükleyen olay neydi? Sizce sizi bu pazardaki diğer firmalardan farklı kılan ne?
SPR AMBAR’ı bir mobilya ambarı veya deposu gibi düşünün. Dünya’nın her yerinden özenle seçilmiş kalitesi, işçiliği ve sağlamlığından emin olabileceğiniz çok uzun yıllar boyunca gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz mobilya ve aksesuarlarla dolu. Bu ambarın içine girdiğinizde kendi mekânlarınızı yaratırken ihtiyacınız olan tüm mobilya ve aksesuarları bulabilirsiniz. 

SPR LOFT, SPR GRDN ve SPR CLASSICS adında üç marka oluşturduk. Su anda en ağırlık verdiğimiz markamız piyasadaki açıklık sebebiyle SPR GRDN markası oldu. SPR GRDN markası altında Cast Alüminyum dış mekân mobilyaları ve çevreci malzemelerden ürettirdiğimiz aksesuarlarımızla müşterilerimize hizmet veriyoruz. Cast Alüminyum bahçe mobilyaları konusunda Türkiye’deki en iddialı, en çok ürün gamına sahip, en kaliteli ve saglam ürünleri getiren firmayız. Bu marka altında birçok ilki gerçekleştiriyoruz ve kalitemizden ödün vermeden gerçekleştirmeye de devam edeceğiz.
SPR LOFT markası altında modern ve endüstriyel tarzlarda, SPR CLASSICS markası altında da klasik ve biraz daha ağır başlı tarzda iç mekân mobilyalarıyla müşterilerimize hizmet veriyoruz.
SPR Ambar fikri ilk başta SPR Tasarım’da yapmış olduğumuz mimari projeler için istediğimiz kalitede, özelliklerde, tarzda ve tabi ki fiyatta ürünler bulamamızla başladı. Çeşitli projeler için Dünya’nın öbür ucundan mobilyalar getirmemiz gerekti ki bu her ne kadar maliyeti azaltsa da ciddi bir şekilde süre kaybına neden oldu. Özellikle ticari mekân projelerinde zaman kaybının olması ciddi sorunlara yol açabiliyor çünkü işletme sahipleri haklı olarak hemen işletmelerini açmak ve paralarını kazanmak istiyorlar. Bu yüzden biz neden kendi tarzımıza uygun, istediğimiz özelliklerde mobilya ve aksesuarlar getirip bunları hem projelerimizde kullanip hemde perakende satışını yapmiyoruzki dedik ve Dünya’nın her yerindeki üretici ve satıcı firmaları araştırmaya başlayarak işe başladık.
Bizi bu pazarda ki diğer firmalardan farklı kılan en büyük özellik doğduğumuzdan beri bu sektorun içinde olmamız diyebilirim. Onun dışında mimar olmamız müşterilerimize ürünlerini seçerken hem teknik anlamda hemde tarz anlamında destek verebilmemizi sağlıyor. Yeni kurulmuş bir firmayız, bu bazen tecrübesizlik gibi yorumlanabilir ama bu bizim için dış çevre koşullarına karşı yıllardır pazarda olan ve köklerini salmış firmalardan daha hızlı ve kolay hareket edebilmemizi, daha dinamik olmamızı ve daha yenilikçi olabilmemizi sağlıyor. Her zaman piyasada bulması zor, bulunsa bile ciddi rakamlar ödenerek ve aylarca beklenerek elde edilebilecek ürünleri biz düşük kar marjı ile olabilecek en uygun fiyatlarla ve sürekli stoklarımızda bulundurarak müşterilerimizin begenisine sunuyoruz.

SPR Ambar gibi bir mağazayı açmadaki ilk baştaki hedefiniz neydi?  Bu hedefe doğru ilerleyebildiğinize inanıyor musunuz?
Piyasaya alışılmışın dışında ve yenilikçi bir konsept ile giriş yapmak istedik. Bu yüzden alışık olduğumuz mobilya mağazalarından farklı bir şekilde İstanbul KEYAP’ta eskiden de bir kereste ambarı olarak kullanılan yaklasik 800m2 olan bir yapı seçtik. Bu yapının içini ve dışını ambar havasını devam ettirecek şekilde restore ettik. Amacımız insanlara kendi mekânlarını yaratırken alışık olduklarından farklı bir ambiyans ve sistem sunarak, bu eylemi eğlenceli hale getirmekti. İnsanlara bu sistem biraz farklı geliyor olabilir. Hatta yapının dışını gören kişiler buranın bir mobilya mağazası olduğuna dahi inanamıyorlar fakat içeri girip mobilya satışı yaptığımızı görünce geri çıkmak istemiyorlar çünkü yapının içide en az dışı kadar alışılmışın dışında ve eğlenceli halde. Bu güzel tepkiler sayesinde aslında biz hedefimize ulaştık diyebilirim ama tabiki bununla yetinmeyip Türkiye’nin çeşitli yerlerinde aynı konsept ile yeni mağazalar açmayı hedefliyoruz. Buradan da haberini verebilirim ki, 2016’nın Nisan-Mayıs ayı gibi Bodrum’da gene ayni konseptte ikinci magazamizi açıcağız, şuanda Bodrum mağazamız içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Mimarlık mezunu olduğunu biliyorum günümüzde mimarilerdeki en büyük eksiklik sence ne? SPR Tasarım olarak bununla alakalı değişik bir girişimde bulundunuz mu?
Bu soruya beni çok rahatsız ettiği için Türkiye’deki en büyük eksikleri söyleyerek cevap vermek istiyorum. En önemlisi hiçbir proje kent ölçeğinde düşünülerek hazırlanmıyor. Önce şöyle bir yapı yapmak istiyorum deniyor ve proje hazırlanıyor.  Sonrasında onu şuraya koyalım, şuraya yol açalım, bunu buradan bağlayalım şeklinde profesyonellikten uzak ve plansız programsız, tarihi yapılarımıza sahip çıkılmayan işler yapılıyor. Bu yüzden hem doğa katlediliyor hemde şehirler beton yığınlarına dönüşürken içinde yürünmesi veya araba, bisiklet, toplu taşıma kullanılması imkânsız kentlere dönüşüyor. Bunun yanında özgünlükten ve estetikten uzak, proporsiyonu kaçık, yurtdışından çalınmış, maksimum ticari amaçlı, kullanılması imkânsız büyüklükteki ölçeklerde yapılar yapılıyor. Ülkemizde eline belli bir miktar para geçen herkesin hemen inşaatçılığa soyunması bundaki en büyük etkenlerden biri. Biz SPR Tasarım olarak bunun kavgasını gerek müşterilerimizle gerekse belediyelerle sürekli veriyoruz. Onlara ticari kayıp yaşatmadan çevreye duyarlı, özgün ve özel projeler yapmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Gelecek 10 yıl içinde SPR Ambar veya SPR Tasarım için planladığınız hedefleriniz arasında neler var?
SPR Ambar’ın bu piyasadaki en önemli ve en çok tanınan ilk 3 firma arasında yer almasını hedefliyoruz. Yenilikçi ve çevreci tavrımızı hiçbir zaman kaybetmeden, müşteri memnuniyetini ön planda tutarak Türkiye’nin tamamına yayılmayı hedefliyoruz. Bunlara ek olarak ithalatını yaptığımız ve şuanda ülkemizde üretilemeyen ürünlerin Türkiye’de fabrikalarını açarak, hem maliyeti düşürmeyi hemde bu teknolojiyi ülkemize taşıyarak müşterilerimize daha kolay ve kısa sürede ulaşabilmeyi istiyoruz. Bununla birlikte gereği olan istihdamı da yaratmış oluyoruz.

SPR Tasarım olarak tasarım ve imalat ekiplerimizi güçlendirerek tüm Dünya’da daha büyük ölçekli projelerde yer almayı hedefliyoruz.

SPR Ambar olarak günümüzdeki teknolojik gelişmelerin gitgide artmasıyla çoğalan online satış paydasında gelecekte memnun kalabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Online satış imkânı veya Dünya’nın öbür ucundaki bir ürüne bir tık uzak olmak maliyetleri ciddi anlamda düşürdüğü için hem müşterilerimiz hemde bizim için büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Şu anda sattığımız ürünler Türkiye’de çok fazla bilinmeyen ürünler olduğu için online satışlarımız istediğimiz rakamlarda değil ama ürünlerimiz tanındıkça ve müşteriler tarafından ürünlerimizin kalitesi anlaşıldıkça online satışlarımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyorum.

Bize son olarak ürünlerinizden bahsetmek ister misiniz?
Bahçe mobilyalarında rattan, demir veya ahşap gibi sürekli bakım isteyen, maliyetli ve her yerde görebileceğiniz ürünler yerine Cast Alüminyum mobilyaları tercih ediyoruz. Cast alüminyumun en büyük avantajı, bakım maliyetinin inanılmaz düşük olmasıdır. Karda kışta, çölün ortasında veya deniz kenarında gönül rahatlığıyla uzun yıllar boyunca tek kuruş masraf etmeden kullanabilirsiniz. Kesinlikle paslanmama garantisi veriyoruz. Dış mekân mobilyalarında sınıfının birincisi olan Akzo Nobel firmasının boyalarını kullanıyoruz. Bu sayede aşırı sıcak ve güneşli yerlerde boyanın solmasını, renk değiştirmesini veya kolayca çizilmesini minimuma indiriyoruz.

Cast Alüminyum mobilyaların bir diğer avantajı ise hafif olmalarıdır. Özellikle restoran veya kafe gibi ticari ve sirkülâsyonu yüksek olan yerlerde mobilyaların ağır olması büyük dezavantajdır. Özel karışımımız sayesinde ürünlerimiz muadil ürünlere göre çok daha sağlam ve yıpranması zor ürünlerdir. Mimar olmamızın verdiği detaycılık ve tecrübe sayesinde ürünlerimizin proposyonu, ergonomisi, isçilik kalitesi ve kullanışlılığı muadillerine göre çok öndedir. Üretimini yaptırdığımız fabrikalarda ekolojik ve yenilenebilir hammadde kullanılmasına büyük önem gösteriyoruz.
Bir diğer bahsetmek istediğim ürünümüz ise size saksılarımız. Saksılarımızı yurtdışında anlaşmalı olduğumuz fabrikalarda SPW denilen malzemeden üretiyoruz ve bu konuda Türkiye’de ilk olmamız bizi çok mutlu ediyor.
SPW malzemenin özelliği taş tozu, ahşap tozu ve plastik tozunun karışımından elde edilmesidir. Bu sayede tamamen ekolojik bir üründür. Taş tozu ürüne sağlamlığını, plastik tozu hafifliğini ve ahşap tozu da bitkileri besleyici özelliğini veriyor.
Bizim için önemli olan ve gene Türkiye’de ilk olmayı hedeflediğimiz başka bir ürünümüz ise halılarımız. Tamamını Türkiye’de ürettiğimiz ve kendi tasarımımız olan halılarımızı şuanda iç mekânlarda kullanmak üzere piyasaya sürdük fakat biz bu halıları tamamen dış mekânlara dayanıklı hale getirmek için ARGE çalışmaları yapıyoruz ve gelecek sezona bu ürünleri müşterilerimize sunmak için hazırlanıyoruz. Dış mekânlara dayanıklı olmasından kastımız, küflenmemesi, güneşten renginin solmaması ve çürüyüp gitmemesi.
Müşterilerimize dış mekân mobilyalarında kullanmak üzere minder ve yastıklarında en geniş alternatifi sunuyoruz. Atölyemizde müşterimizle birlikte oturuyoruz ve yüzlerce kartelâ ve numune içerisinde istedikleri özelliklerde, renklerde ve konforda hedefledikleri bütçeye sadık kalarak yastık ve minderlerini oluşturuyoruz.
Tüm bunların yanında tamamlayıcı ürünler dediğimiz yapay bitkiler, aydınlatmalar, heykeller, aksesuarlar gibi birbirinden zengin seçeneğe sahip ürünlerimizi de müşterilerimize sunuyoruz.

SPR Ambar`a Ulaşmak ve Takip Etmek İsterseniz:
info@sprambar.com adresine mail atarak ulaşabilir ve

www.sprambar.com
www.instagram.com/sprambar
www.facebook.com/sprambar
www.twitter.com/sprambar adreslerinden takip edebilirsiniz.

Bu kadar güzel ilerleyen bir röportajdan dolayı çok müteşekkirim Oğuzhan. Sana gelecekteki projelerinde bol şans diliyorum gerçi bu kadar güzel işlerden sonra şansa pek ihtiyacın varmış gibi gözükmüyor ama olsun.

Yazının orijinali için
http://bugceyletrendler.blogspot.com/2015/11/roportaj.html